2005 yılında bütüncül bir sistem olarak tasarladığımız Arcadia Bağları yatırımına başladığımız günden bu yana, çalışmalarımızın temelini sürdürülebilirlik oluşturuyor. Çevresel ve sosyal boyutları birlikte ele alan yaklaşımımızla geliştirdiğimiz döngüsel üretim ve döngüsel ekonomi modelinin geleceğe örnek olmasını hedefliyoruz.
Bakucha, 2016 yılından bu yana aynı yaklaşım doğrultusunda yönetiliyor; tüm işletme süreçlerimizde bu yaklaşımın prensiplerini uyguluyoruz.
Bu çalışmalar sayesinde, Turizm Bakanlığı Ulusal Sürdürülebilir Turizm Programı’nda 2023 yılında en üst seviye olan 3. seviye sertifikayı alan Türkiye’deki ilk 500 otel arasında yer aldık. Trakya’da ise bu seviyeye ulaşan ilk tesis olduk.
Yenilenebilir Enerji Yaklaşımımız:
Otelimizin girişinde bulunan 500+ MWh üretim kapasiteli güneş paneli tarlamızda, üretim ve turizm operasyonumuz için ihtiyaç duyduğumuz enerjinin yaklaşık iki katını yenilenebilir kaynaklardan üretiyoruz. Fazla üretimi sisteme geri aktararak bölgenin genel enerji ihtiyacına da katkıda bulunuyoruz.
Otoparkımızda yer alan iki adet elektrikli araç şarj istasyonu ile fosil yakıt tüketiminin azaltılmasını somut biçimde destekliyor; elektrikli araç kullanan misafirlerimizin bölgeyi tercih etmelerini kolaylaştırıyoruz.
Gıda ve Mutfak Yaklaşımımız:
Restoranımızı “tarladan sofraya” ilkesi ile yönetiyoruz. Ambalajlı ve fabrikasyon ürünleri en düşük seviyede kullanmaya özen gösteriyor; satın alımlarımızın büyük kısmını bölge esnafı ile yerel ve artizanal üreticilerden gerçekleştiriyoruz.
Menülerimizi mevsime göre yeniliyor ve tüm ürünlerde mevsimselliği gözetiyoruz. Doğal mevsimi dışında yetiştirilen ürünleri kullanmayarak doğa üzerindeki etkiyi azaltan bir yaklaşım benimsiyoruz.
Zengin bir ekosisteme sahip bölgemizde mevsiminde toplanan trüf ve porçini mantarları, İğneada’dan temin edilen taze balıklar ve serbest dolaşan hayvanlardan elde edilen süt ve et ürünleri gibi nitelikli ve yerel kaynaklı ürünleri mutfağımıza kazandırıyoruz. Menümüz, haftanın getirdiği özel ürünlere göre sürekli yenileniyor; her ürün mevsiminde ve tazeyken sunuluyor, tükendiğinde ise yerini doğal akışına uygun yeni bir seçeneğe bırakıyor.
Sürdürülebilirlik ve ekolojik sorumluluk prensiplerimiz doğrultusunda, gıda tedariğimizin büyük bölümünü 200 kilometrelik bir yarıçap içinde tutuyoruz. Yerel pazarlardan yapılan düzenli alışverişler ile çevredeki çiftlik ve esnaftan gerçekleştirdiğimiz alımlar bu yaklaşımın temelini oluşturuyor. Misafirlerimizin sıklıkla tercih ettiği coğrafi işaretli Trakya Kıvırcık Kuzusu için malzemelerimizi, merada serbest dolaşan hayvanlara sahip anlaşmalı üreticilerimizden tedarik ediyoruz.
Otelimizin bahçesinde yer alan sebze yatakları, bostanlar, sera alanı, lavanta bahçeleri ve armut bahçeleri üretimimizin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Burada yetiştirdiğimiz ürünleri mutfağımızda doğrudan işleyerek misafirlerimize hikâyesiyle birlikte sunuyor; taşımaya bağlı karbon ayak izini azaltıyor ve kökeni kontrollü tarım yöntemleriyle elde edilen temiz ürünleri sizlerle buluşturuyoruz.
Unlu mamullerimizi, her yıl kendi topraklarımızda yetiştirdiğimiz atalık buğdaylardan öğüttüğümüz unlar ile hazırlıyoruz. Ekşi maya ekmeklerimiz, pizzalarımız, pidelerimiz, el açması makarnalarımız ve kahvaltı menülerine eşlik eden tüm hamur işleri bu unla üretilen kendi üretimimiz.
Ekosistemi Koruyan Yaklaşımımız:
Otel çevresinde ve oda balkonlarımızın büyük bölümünde yer alan kuş yuvalarını yıllardır olduğu gibi koruyor; bu doğal yaşam alanlarına hiçbir şekilde müdahale etmiyoruz. Doğal ekosistemle uyum içinde çalışmak, yaşam alanlarını gözetmek ve yerel türleri desteklemek sürdürülebilirlik yaklaşımımızın temel bir parçası.
Otel peyzajında ağırlıklı olarak meyve ağaçları ve bölgeye özgü bitkiler kullanıyoruz. Bahçelerimizde çim yerine daha az su gerektiren çayır tohumu karışımlarını tercih ediyor; bu alanlarda suni gübre veya yabani ot ilacı kullanmıyoruz.
Kaynakların Verimli Kullanımı:
Otelimizde tasarruflu aydınlatma sistemleri kullanıyoruz. Bahçe alanlarında ise ışık kirliliğini en aza indirmek için düşük voltajlı, enerji tasarruflu ışık kaynakları tercih ediyor ve gün ışığı duyarlılığına sahip bir aydınlatma düzeni uyguluyoruz.
Ortak kullanım alanlarımızdaki tuvaletlerde sensörlü musluklar ve pisuarlar kullanarak temiz suyun gereksiz yere akmasını önlüyoruz.
Otelimizin yüzme havuzunda tuzdan doğal klor üreten çevre dostu bir sistem kullanarak su hijyeni sağlıyoruz.
Misafirlerimizi otele girişte bilgilendirerek oda temizliği ile havlu ve çarşaf değişikliklerini talepleri doğrultusunda gerçekleştiriyor; bu sayede gereksiz su tüketiminin önüne geçerek temizlik malzemesi kullanımını azaltıyoruz.
Otelimizde plastik ambalaj, tek kullanımlık ürünler, kâğıt ve karton bazlı malzemelerin kullanımını mümkün olduğunca azaltıyoruz. Bu yaklaşım, oluşabilecek atık miktarını düşürmemize ve üretim süreçlerimizde daha sorumlu bir kaynak yönetimi sağlamamıza yardımcı oluyor.
Temizlik ürünlerinde çevre dostu ve doğada kolay çözünebilen seçenekleri tercih ediyoruz. Oda sabunlarını büyük ambalajlarda tedarik ederek küçük kaplara yeniden dolduruyor; böylece ambalaj atığını azaltıyoruz.
Odalarda kullanılan çevre dostu ürünlerin ev tipi kullanımına uygun olanlarını, isteyen misafirlerimiz için dükkanımızda yeniden doldurulabilir ambalajlarla sunuyoruz. Bu yaklaşım, sürdürülebilir seçimleri günlük hayata taşımayı kolaylaştırıyor.
Atık Yönetimi Yaklaşımımız:
Otelimizin ve personel lojmanımızın atıkları belirlenmiş noktalarda ayrı toplanıyor. Bu atıklar, anlaşmalı olduğumuz sertifikalı geri dönüşüm firmaları tarafından düzenli olarak işleniyor ve geri dönüşüm döngüsüne katkıda bulunuyor.
Mutfağımızdan çıkan organik atıklar ise kompost gübreye dönüştürülerek tarım arazilerimizde aktif olarak değerlendiriliyor.
Atık sularımızı belirlenmiş altyapı sistemi üzerinden toplayarak belediyenin atık su arıtma tesisine iletiyoruz. Bu süreci çevresel etkileri azaltmaya yönelik yasal düzenlemelere ve sürdürülebilirlik prensiplerimize uygun şekilde yürütüyoruz.
Endüstriyel temizlik ürünlerinde kullandığımız tüm malzemelerin güvenlik bilgi formlarını inceleyerek sağlığa ve çevreye uygunluğunu değerlendiriyoruz. Odalar ve genel alanlarda “kullan-at” ürünler yerine yeniden doldurulabilir temizlik malzemeleri ve dispanserler kullanıyor.
Sosyal Sürdürülebilirlik ve Çalışma Kültürü
Ekibimizi ağırlıklı olarak Lüleburgaz ve civar köylerden oluşan yerel çalışanlardan oluşturuyor; bölgedeki istihdamı desteklemeyi sürdürülebilirlik yaklaşımımızın önemli bir parçası olarak görüyoruz. Çalışma arkadaşlarımızın mesleki gelişimini düzenli eğitimlerle destekliyor, mutfaktan hizmet alanlarına kadar tüm ekiplerde öğrenme kültürünü canlı tutuyoruz.
Tüm birimlerimizde cinsiyet eşitliğini gözetiyor; yönetim kademeleri de dahil olmak üzere kadın ve erkek çalışanlarımız arasında kararlılıkla koruduğumuz net bir denge sürdürüyoruz. Ekibimizin sürdürülebilirlik prensiplerini benimseyip günlük işleyişe entegre etmesi ise bu yaklaşımın sahada güçlü bir şekilde yaşamasını mümkün kılıyor.
Tüm bu uygulamalarla, lüksü bilinçli tüketim anlayışıyla bir araya getiren; doğaya ve ekosisteme duyarlı, iklim krizi farkındalığı yüksek bir üretim ve tüketim dengesi oluşturmayı hedefliyoruz. Amacımız, bu yaklaşımımızla sürdürülebilirliğe örnek bir model sunmak.